Arven Dokuz Aylık
Canım kızım Arven'im bugün tam dokuz aylık oldun.Zaman ne kadar da çabuk geçiyor. Her anının tadını çıkarmaya çalışıyorum.Umarım başarıyorumdur.Kuzucukların bir tanesi büyüdükçe tepkilerinle bizi çok mutlu ediyorsun.Evet büyüyorsun ve tepki veriyorsun.Yani küçük insan oluyorsun.Bu tepkilerini gördükçe baban ve ben çok mutlu oluyoruz.Bazen şaşırıyoruz bazen de gülmekten kırılıyoruz.
İşte tepkilerin:
Sabah gözünü açar açmaz ıh ıh blaa blaa diye bir şeyler söylemen. Yemek yememek için direnmelerin ve bu yüzden babanla kavgaların. Evet annecim kavga ediyorsun. Ne kavgası anne 9 aylıkmışım sözünü duyar gibiyim. Sana şöle anlatayım baban sana ısrar ettikçe sen sana zorla hiç bir şeyin yapılamayacağını gösteren tepkini ortaya koyuyorsun.Baban ısrar ettikçe sen yememek için direniyorsun.Baban en sonunda pes ediyor.(Kişiliğin oluşmaya başladı bile sana zorlama yapılamaz).Bu yemek konusu uzun bir süre devam etti.Tabiki babanla olan değil. Sana yemek yedirmekle deveyi hendekten atlatmak nerdeyse aynıydı. Birde bununla ilgili bir anımız var, sana köfte yaptım yedirmeye çalışıyorum sende isteksiz bir iki lokmadan sonra köfteni yemek kabının içine atıp kapağını kapattın ki yeter artık der gibiydi. Konuyu biraz dağıtmışım geri tepkilerine gelirsek.
İşaret parmağın ve ıh ıhlarınla bize her şeyi anlatıyorsun. Bakalım ne zaman konuşmaya başlayacaksın. Gerçi bana an diyorsun.Gece uykunda konuşmanda bizi çok güldürmüştü.O sevimli işaret parmağını kaldırıp Arvence birşeyler dedin.Seni çok seviyoruz canımız.
13 Ekim 2012 Cumartesi
8 Ekim 2012 Pazartesi
Arven'in Hayatındaki İlkler:
İlk kahkahan 6 nisan 2012 Hatice teyzenin yaptığı şaklabanlıklara çok gülmüştün baban ve ben çok mutlu olduk. Bir müddet uğraştık bir daha kahkaha atarmısın diye (2 hafta kadar)sonra nelere kahkaha attığı öğrendik.
İlk il dışı seyahatini Ankara'ya(26 nisan 2012) yaptık.Yalkın abilere gittik.Aynı zamanda babanın doğum gününü ilk orada kutladın.yani beraber kutladık.
İlk açık alanda piknik tarzını Ankara'da Eymir gölüne giderek yaptın.(29 nisan 2012)
İlk uçak yolculuğunda İzmir'e gittik. Bugün bir çok ilki yaşadın.İlk defa benim okuluma gittik. İlk defa dolmuşa bindin. İlk defa otobüse bindin.İlkler günü diyebiliriz.Uçak yolculuğumuz sırasında Pilotun açıklaması; tarihi bir gün olduğu uçak beklemeden kalkış yapacağımızı söyledi. Sadece bir uçak varmış.İstanbulda uçağa binince çok beklemen gerekebiliyor. Çok güzel bir yolculuk yaptık. Yolcuların yardımıyla inip bindik ama olsun güzeldi.Annecim beni görmen gerekirdi. Sırtımda çanta, omzumda çanta, elimde puset ve pusetin içinde sen.Uçakta dardı ve çarparak yerimize oturabildim.Puseti koltuk arasına zor sığdırdım. Yani biraz uğraştım.(23 mayıs 2012)Biletlerini sakladım.
İlk anneler gününde baban, sen, ben, Gökhan, Hatice, Semra teyze, Yaman birlikte kahvaltıya gittik. (Beşiktaş Ihlamur Kasrı.) Çok kalabalıktı ve biraz serindi. Dışarıda kahvaltımızı yaptık. Fotoğraf çekmeyi unutmuşuz.
İlk benim doğum günümde hep beraber dışarıda yemek yedik. Sonra baban bana hediye aldı.(21 mayıs 2012)
İlk babalar gününde İzmir'den İstanbul'a geldik.Hatice teyzenlerde kahvaltı yaptık. Hediyeleri taşımamak için İzmirden almadık. Bir hafta sonra İstanbul'dan Hakan dayınla beraber aldık. Alet takım çantası ve kaz tüyü yastık.Babamızı çok seviyoruz. (17 haziran2012)
İlk düşüşün kırmızı koltuğumuzdan oldu. Sanki yavaş çekim oluyor gibiydi.Biraz ağladın ve geçti. Her şey normale döndü. Bu arada kızım seni ben düşürdüm. Ayrıca yanımızda Hakan dayın ve benim üniversiteden arkadaşım Serap ve oğlu Bartu vardı. Ben yanımdan senin çorabını almaya çalışıyordum. Hani derler ya kaşla göz arasında diye öle oldu. Ama düşüşünü unutamayacağım. Sanki melekler seni tutmuş bırakmış gibiydi.(27 haziran 2012)
İlk ölüm haberin Fadik babaneninki oldu.(Babanın babaannesi. Allah rahmet eylesin. )Çok iyi bir insandı. Seni görmeyi çok istemişti. Kısmet olmadı, bu da bizi çok üzdü. Her zaman sevgiyle anacağız.(27 haziran 2012)
İlk tatilini Kuşadasında yaptık. Celal dayı,Yasemin abla, Asena, sen, ben ve baban hep beraber. İlk denizede Kuşadasında girdin. İlk iki gün biraz ağladın ondan sonra hiç ağlamadın ve çok eğlendin. Tabi ki bizde. (10 haziran 2012).
İlk Beyşehir'e Hakan dayın, sen ve ben yolculukı yaptık. Artık uçak yolculuğu senin için sıradanlaştı. (1 Temmuz 2012)
İlk dişin çıktı. ( 3 Temmuz 2012)
İlk üst dişinde çıktı.Önce sağ tarafdaki dişin çıktı.Tam tarihi bilemiyorum ama 29 eylül civarı.
İlk defa metroya bindin. Metroya inmek bebek arabasıyla zor oldu. Asansör her yerde yoktu. Yanlış yerden çıkınca bir daha in çık yaptık. Hatta baban sinirlenip arabayı yürüyen merdivenlerden çıkardı. Metroyla Taksim'e gittik. ( 22 eylül 2012 )
İlk kurban bayramında Beyşehir'e gittik. Baban ,ben ve sen. Bayram 24 ekimdeydi biz 20 ekimde gittik.
İlk İngilizce söylediğin kelime fast. On gündür söylüyorsun.
İlk kahkahan 6 nisan 2012 Hatice teyzenin yaptığı şaklabanlıklara çok gülmüştün baban ve ben çok mutlu olduk. Bir müddet uğraştık bir daha kahkaha atarmısın diye (2 hafta kadar)sonra nelere kahkaha attığı öğrendik.
İlk il dışı seyahatini Ankara'ya(26 nisan 2012) yaptık.Yalkın abilere gittik.Aynı zamanda babanın doğum gününü ilk orada kutladın.yani beraber kutladık.
İlk açık alanda piknik tarzını Ankara'da Eymir gölüne giderek yaptın.(29 nisan 2012)
İlk uçak yolculuğunda İzmir'e gittik. Bugün bir çok ilki yaşadın.İlk defa benim okuluma gittik. İlk defa dolmuşa bindin. İlk defa otobüse bindin.İlkler günü diyebiliriz.Uçak yolculuğumuz sırasında Pilotun açıklaması; tarihi bir gün olduğu uçak beklemeden kalkış yapacağımızı söyledi. Sadece bir uçak varmış.İstanbulda uçağa binince çok beklemen gerekebiliyor. Çok güzel bir yolculuk yaptık. Yolcuların yardımıyla inip bindik ama olsun güzeldi.Annecim beni görmen gerekirdi. Sırtımda çanta, omzumda çanta, elimde puset ve pusetin içinde sen.Uçakta dardı ve çarparak yerimize oturabildim.Puseti koltuk arasına zor sığdırdım. Yani biraz uğraştım.(23 mayıs 2012)Biletlerini sakladım.
İlk anneler gününde baban, sen, ben, Gökhan, Hatice, Semra teyze, Yaman birlikte kahvaltıya gittik. (Beşiktaş Ihlamur Kasrı.) Çok kalabalıktı ve biraz serindi. Dışarıda kahvaltımızı yaptık. Fotoğraf çekmeyi unutmuşuz.
İlk benim doğum günümde hep beraber dışarıda yemek yedik. Sonra baban bana hediye aldı.(21 mayıs 2012)
İlk babalar gününde İzmir'den İstanbul'a geldik.Hatice teyzenlerde kahvaltı yaptık. Hediyeleri taşımamak için İzmirden almadık. Bir hafta sonra İstanbul'dan Hakan dayınla beraber aldık. Alet takım çantası ve kaz tüyü yastık.Babamızı çok seviyoruz. (17 haziran2012)
İlk düşüşün kırmızı koltuğumuzdan oldu. Sanki yavaş çekim oluyor gibiydi.Biraz ağladın ve geçti. Her şey normale döndü. Bu arada kızım seni ben düşürdüm. Ayrıca yanımızda Hakan dayın ve benim üniversiteden arkadaşım Serap ve oğlu Bartu vardı. Ben yanımdan senin çorabını almaya çalışıyordum. Hani derler ya kaşla göz arasında diye öle oldu. Ama düşüşünü unutamayacağım. Sanki melekler seni tutmuş bırakmış gibiydi.(27 haziran 2012)
İlk ölüm haberin Fadik babaneninki oldu.(Babanın babaannesi. Allah rahmet eylesin. )Çok iyi bir insandı. Seni görmeyi çok istemişti. Kısmet olmadı, bu da bizi çok üzdü. Her zaman sevgiyle anacağız.(27 haziran 2012)
İlk tatilini Kuşadasında yaptık. Celal dayı,Yasemin abla, Asena, sen, ben ve baban hep beraber. İlk denizede Kuşadasında girdin. İlk iki gün biraz ağladın ondan sonra hiç ağlamadın ve çok eğlendin. Tabi ki bizde. (10 haziran 2012).
İlk Beyşehir'e Hakan dayın, sen ve ben yolculukı yaptık. Artık uçak yolculuğu senin için sıradanlaştı. (1 Temmuz 2012)
İlk dişin çıktı. ( 3 Temmuz 2012)
İlk üst dişinde çıktı.Önce sağ tarafdaki dişin çıktı.Tam tarihi bilemiyorum ama 29 eylül civarı.
İlk defa metroya bindin. Metroya inmek bebek arabasıyla zor oldu. Asansör her yerde yoktu. Yanlış yerden çıkınca bir daha in çık yaptık. Hatta baban sinirlenip arabayı yürüyen merdivenlerden çıkardı. Metroyla Taksim'e gittik. ( 22 eylül 2012 )
İlk kurban bayramında Beyşehir'e gittik. Baban ,ben ve sen. Bayram 24 ekimdeydi biz 20 ekimde gittik.
İlk İngilizce söylediğin kelime fast. On gündür söylüyorsun.
Yaz Tatilimiz
Yaz Tatili
Canım kızım iki haftalık seminer maceramızdan sonra yaz tatiline girdik. Seninle vakit geçirebilmek için çalışmadığım için bana zaten tatildi. İki haftanın 5 günü seminere gittik. Üçüne sen ve dayında geldi. Diğer günlere arkadaşlar yerime imza attı. Böylece bir seneyi daha kapattık. Bu sene topu topu üç ay çalıştım.
Yaz tatiline girer girmez Beyşehir'e geldik. Burada seni çocukluk arkadaşlarımla tanıştırdım. İlk geldiğimiz günler hava biraz serindi. Çok bir şey yapamadık. Hava ısınmaya başlayınca dışarıda gezilere çıktık. Göl kenarına ve parka gittik. Bir kaç gün sonra teyzen ve Duru geldi. Duru seni çok sevdi ama bu kıskançlık yapmasına engel olmadı. Göl festivali vardı. Oraya gittik. Karaburun'a Hakan dayını ve Umur'u bırakmaya gittik. Onlar kamp kuracaktı.Bizde Duru ve seni gölde yüzdürürüz dedik ama olmadı.Göl çok soğuktu.Sen ayaklarını bile göle sokmama izin vermedin.Dayınların kampta bir günde patladı.
Senin ve Duru için eğlenceli bir tatil oldu.plastik havuzda yüzdünüz.Havaların azizliğinden havuzu dışarıda bir kez kullandık. Evin içinde halının üzerinde havuzda yüzdünüz. Daha çok da havuzun içinde oyuncaklarla oynadınız. Yirmi gün orda kaldıktan sonra İstanbul'a döndük. Dönerkende küçük bir macera yaşadık. Konya da bir yere uğradık. Orada beklerken ben arabanın anahtarını sana verdim dayında arabanın önünde seni gezdirdi. Tabi anahtarı farketmemiş. Sende anahtarı elinden bırakmışsın. Havaalanına gideceğiz ama anahtar yok galiba on dakika aradık sonra bulduk arabanın altına düşmüş. Uçağı kaçıracağız diye ödüm koptu. Sonuçta uçağa yetişdik hatta birazda bekledik. Hacı adaylarıyla aynı zamana denk geldi.
İstanbul da on beş gün kaldıktan sonra tatile çıktık. Baban yıllık iznini kullandı.Ramazan bayramıyla birleşincede on beş günlük bir tatil planı yaptık. Baban ilk defa bu kadar uzun yıllık izin kullandı. Rotamız biraz uzun oldu. Önce İzmir, Kuşadası, Bodrum ve Palamutbükü olarak yola çıktık. Yola gece çıktık. Sabaha İzmirdeydik. İzmir de Hakan ve Sabiha çiftinin kızları Umay'ı ziyarete gittik. Kadir eşi Pınar ve kızları Nehir, Hatice ve bizim oğlan Yaman, Serkan ve bizim aile hep beraberdik. Güzel bir gündü.Bol bol fotoğraf çekildik.Ertesi gün Kuşadası'na yazlığa gittik. babaannen, deden, Esma teyze, Yusuf enişte ve Melis'i ziyaret ettik. İki gün orada kaldıktan sonra Bodrum'a geçtik.Oyuncağın tiger'ıda Söke deki outletlerden aldık. Bodrum da Hasan dedeyi ziyaret ettik.Üç günde orada kaldık. Cuma günü Gökçe, Çağrı ve oğulları Çınar, Gökhan, Hatice ve Yaman Yazlığa geldi. Ertesi gün hep beraber Palamutbükü'ne doğru yola çıktık. Bodrumdan araba vapuruyla Datça'ya geçtik.Oradan da Palamutbükü'ne. Hep beraber tatil yatık. Gökçeler iki gün sonra döndüler biz bir hafta oarada kaldık.Baban ve Gökhan bol bol balığa gitti. Bizde sahilde onları bekledik. Seni bol bol denizde yüzdürdük.Denizi ve suyu çok sevdin. Ailecek çok eğlendik. Tatil bitince İzmir duraklı İstanbul'a döndük. Ve okullar açıldı. Seminerlerde ben okula gitmek zorunda kaldım. Kimse sana bakmaya gelemeyince sende benimle beraber okula geldin. Okulun maskotu oldun. Ben ilk hafta hasta oldum.Ücretsiz izine hemen ayrılmak istedim ama milli eğitimin lüzumsuzlukları yüzünden ayın on beşini bekledim.Böylece tatilimiz bitti. Ücretsiz izinle birlikte evde beraber vakit geçirmeye başladık.
Canım kızım iki haftalık seminer maceramızdan sonra yaz tatiline girdik. Seninle vakit geçirebilmek için çalışmadığım için bana zaten tatildi. İki haftanın 5 günü seminere gittik. Üçüne sen ve dayında geldi. Diğer günlere arkadaşlar yerime imza attı. Böylece bir seneyi daha kapattık. Bu sene topu topu üç ay çalıştım.
Yaz tatiline girer girmez Beyşehir'e geldik. Burada seni çocukluk arkadaşlarımla tanıştırdım. İlk geldiğimiz günler hava biraz serindi. Çok bir şey yapamadık. Hava ısınmaya başlayınca dışarıda gezilere çıktık. Göl kenarına ve parka gittik. Bir kaç gün sonra teyzen ve Duru geldi. Duru seni çok sevdi ama bu kıskançlık yapmasına engel olmadı. Göl festivali vardı. Oraya gittik. Karaburun'a Hakan dayını ve Umur'u bırakmaya gittik. Onlar kamp kuracaktı.Bizde Duru ve seni gölde yüzdürürüz dedik ama olmadı.Göl çok soğuktu.Sen ayaklarını bile göle sokmama izin vermedin.Dayınların kampta bir günde patladı.
Senin ve Duru için eğlenceli bir tatil oldu.plastik havuzda yüzdünüz.Havaların azizliğinden havuzu dışarıda bir kez kullandık. Evin içinde halının üzerinde havuzda yüzdünüz. Daha çok da havuzun içinde oyuncaklarla oynadınız. Yirmi gün orda kaldıktan sonra İstanbul'a döndük. Dönerkende küçük bir macera yaşadık. Konya da bir yere uğradık. Orada beklerken ben arabanın anahtarını sana verdim dayında arabanın önünde seni gezdirdi. Tabi anahtarı farketmemiş. Sende anahtarı elinden bırakmışsın. Havaalanına gideceğiz ama anahtar yok galiba on dakika aradık sonra bulduk arabanın altına düşmüş. Uçağı kaçıracağız diye ödüm koptu. Sonuçta uçağa yetişdik hatta birazda bekledik. Hacı adaylarıyla aynı zamana denk geldi.
İstanbul da on beş gün kaldıktan sonra tatile çıktık. Baban yıllık iznini kullandı.Ramazan bayramıyla birleşincede on beş günlük bir tatil planı yaptık. Baban ilk defa bu kadar uzun yıllık izin kullandı. Rotamız biraz uzun oldu. Önce İzmir, Kuşadası, Bodrum ve Palamutbükü olarak yola çıktık. Yola gece çıktık. Sabaha İzmirdeydik. İzmir de Hakan ve Sabiha çiftinin kızları Umay'ı ziyarete gittik. Kadir eşi Pınar ve kızları Nehir, Hatice ve bizim oğlan Yaman, Serkan ve bizim aile hep beraberdik. Güzel bir gündü.Bol bol fotoğraf çekildik.Ertesi gün Kuşadası'na yazlığa gittik. babaannen, deden, Esma teyze, Yusuf enişte ve Melis'i ziyaret ettik. İki gün orada kaldıktan sonra Bodrum'a geçtik.Oyuncağın tiger'ıda Söke deki outletlerden aldık. Bodrum da Hasan dedeyi ziyaret ettik.Üç günde orada kaldık. Cuma günü Gökçe, Çağrı ve oğulları Çınar, Gökhan, Hatice ve Yaman Yazlığa geldi. Ertesi gün hep beraber Palamutbükü'ne doğru yola çıktık. Bodrumdan araba vapuruyla Datça'ya geçtik.Oradan da Palamutbükü'ne. Hep beraber tatil yatık. Gökçeler iki gün sonra döndüler biz bir hafta oarada kaldık.Baban ve Gökhan bol bol balığa gitti. Bizde sahilde onları bekledik. Seni bol bol denizde yüzdürdük.Denizi ve suyu çok sevdin. Ailecek çok eğlendik. Tatil bitince İzmir duraklı İstanbul'a döndük. Ve okullar açıldı. Seminerlerde ben okula gitmek zorunda kaldım. Kimse sana bakmaya gelemeyince sende benimle beraber okula geldin. Okulun maskotu oldun. Ben ilk hafta hasta oldum.Ücretsiz izine hemen ayrılmak istedim ama milli eğitimin lüzumsuzlukları yüzünden ayın on beşini bekledim.Böylece tatilimiz bitti. Ücretsiz izinle birlikte evde beraber vakit geçirmeye başladık.
13 Temmuz 2012 Cuma
Diş Buğdayı
Diş Buğdayı
Annecim, canım kızım ilk dişin hayırlı olsun.Hayırlı olsun olmasına ama bu dişler çıkınca anneleri alıyor bir heyecan . Hemen bir parti havasına bürünüyor insan.Bu gelen dişi arkadaşla eşle dostla kutlamak lazım. Ne yapalım derken. Enson karar ufak çaplı bir diş buğdayına karar veriyoruz. Beyşehirde diş çıkardığın için orada kutluyoruz.Kararım kesinleşince bir kaç arkadaş davet ettik.Pastalarımıza karar verdik.bir gün öncesinden hazırlık yapmaya başladık. Ben kurabiyelerini yaptım. Hakan dayında yardım etti. Kurabiye hamurundan senin adının harflerini yaptı. Bende diğerlerini yaptım. Esma teyzen ıslak kek yaptı. Anneannen bulguru ve böreği yaptı. Menümüz de çok çeşit yoktu ama hepsi lezzetliydi. Sabahtan kalktık evi toparlık, seni güzelce yıkadık. Sana elbise giydirdim. Çok güzel oldun. Misafirlerimiz Sengül abla ve kızı Ceren, Didem ve oğlu Çağan, kiracımız Ayşe abla, Saadet ve güzel kuzusu Ayza, Seher ve Sedaydı. Bizden ise anneannem, babaannem, teyzen, anneannen ve Duru vardı. Biraz sohbet, biraz yemek eğlenceli geçti. Çok güzel hediyelerimiz oldu. Duru üç kere kıyafet değiştirdi ve ilgi odağı olmayı başardı. Çünkü küçükler kıskanıldı. Gelen herkese teşekkürler. Tepside seçim de yaptırdık. Sözlük ve dereceyi seçtin bakalım mesleğin ne olacak. Seni hepimiz çok seviyoruz.(11 Temmuz 2012)Bu arada ben Hatice teyzenle alay ederken ufak da olsa diş buğdayı kutlaması yaptım.Atalarımız ne demiş; "Gülme komşuna gelir başına.
Annecim, canım kızım ilk dişin hayırlı olsun.Hayırlı olsun olmasına ama bu dişler çıkınca anneleri alıyor bir heyecan . Hemen bir parti havasına bürünüyor insan.Bu gelen dişi arkadaşla eşle dostla kutlamak lazım. Ne yapalım derken. Enson karar ufak çaplı bir diş buğdayına karar veriyoruz. Beyşehirde diş çıkardığın için orada kutluyoruz.Kararım kesinleşince bir kaç arkadaş davet ettik.Pastalarımıza karar verdik.bir gün öncesinden hazırlık yapmaya başladık. Ben kurabiyelerini yaptım. Hakan dayında yardım etti. Kurabiye hamurundan senin adının harflerini yaptı. Bende diğerlerini yaptım. Esma teyzen ıslak kek yaptı. Anneannen bulguru ve böreği yaptı. Menümüz de çok çeşit yoktu ama hepsi lezzetliydi. Sabahtan kalktık evi toparlık, seni güzelce yıkadık. Sana elbise giydirdim. Çok güzel oldun. Misafirlerimiz Sengül abla ve kızı Ceren, Didem ve oğlu Çağan, kiracımız Ayşe abla, Saadet ve güzel kuzusu Ayza, Seher ve Sedaydı. Bizden ise anneannem, babaannem, teyzen, anneannen ve Duru vardı. Biraz sohbet, biraz yemek eğlenceli geçti. Çok güzel hediyelerimiz oldu. Duru üç kere kıyafet değiştirdi ve ilgi odağı olmayı başardı. Çünkü küçükler kıskanıldı. Gelen herkese teşekkürler. Tepside seçim de yaptırdık. Sözlük ve dereceyi seçtin bakalım mesleğin ne olacak. Seni hepimiz çok seviyoruz.(11 Temmuz 2012)Bu arada ben Hatice teyzenle alay ederken ufak da olsa diş buğdayı kutlaması yaptım.Atalarımız ne demiş; "Gülme komşuna gelir başına.
Arven'im altı aylık
Kuzum ALTI aylık
Annecim bugün tam altı aylık oldun Yani yarı yaşını doldurdun. Zaman ne çabuk geçmiş. Senin gelme telaşın varken şimdi dişi çıkacak ne yiyecek konularını konuşmaya başladık. Şöyle bir düşününce ilk zamanların zorluğunu geçersek seninle geçen her an çok güzeldi. Senin her gün yeni bir şeyler yapman, seni izlemek, doya doya senin büyümeni seyretmek, mutlulukların en güzeli. İlk kahkahan, ilk gülümsemen, beni izlemen, şarkılara ve masallara verdiğin tepkiler. Ve şimdi burnunu kırıştırıp şirinlikler yapman. Doktorumuz dönüyor mu? diye sorduğunda afallamam. Doktorun benim şaşırmama şaşırması. Babanla neden dönmüyor diye dertlenmemiz. Bu arada boşuna dertlenmişiz. Zamanı gelince döndün. Keşke önemli anları (bizim çekemediğimiz) çekilebilse ve sen onları görebilsen. Babanın paniklemesi. Beraber gezilerimiz. Babaannen ve dedenle yaptıklarınız. Anneannen ve dedenle yaptıklarınız. Amcanın seni kucağına almaktan korkması. Dayılarınla oyunların.
Artık senin daha hızlı her şeyi öğreneceğin, yemek yemeye başlayacağın, oturacağın, dişlerinin olacağı döneme giriyoruz. Bundan sonra ki her günümüzünde tadını çıkaracağız. Seni çok Seviyorum.
Annecim doğduğunda da ayın 13'ü ve cumaydı.Bugünde ayın 13'ü ve günlerden cuma.
Annecim bugün tam altı aylık oldun Yani yarı yaşını doldurdun. Zaman ne çabuk geçmiş. Senin gelme telaşın varken şimdi dişi çıkacak ne yiyecek konularını konuşmaya başladık. Şöyle bir düşününce ilk zamanların zorluğunu geçersek seninle geçen her an çok güzeldi. Senin her gün yeni bir şeyler yapman, seni izlemek, doya doya senin büyümeni seyretmek, mutlulukların en güzeli. İlk kahkahan, ilk gülümsemen, beni izlemen, şarkılara ve masallara verdiğin tepkiler. Ve şimdi burnunu kırıştırıp şirinlikler yapman. Doktorumuz dönüyor mu? diye sorduğunda afallamam. Doktorun benim şaşırmama şaşırması. Babanla neden dönmüyor diye dertlenmemiz. Bu arada boşuna dertlenmişiz. Zamanı gelince döndün. Keşke önemli anları (bizim çekemediğimiz) çekilebilse ve sen onları görebilsen. Babanın paniklemesi. Beraber gezilerimiz. Babaannen ve dedenle yaptıklarınız. Anneannen ve dedenle yaptıklarınız. Amcanın seni kucağına almaktan korkması. Dayılarınla oyunların.
Artık senin daha hızlı her şeyi öğreneceğin, yemek yemeye başlayacağın, oturacağın, dişlerinin olacağı döneme giriyoruz. Bundan sonra ki her günümüzünde tadını çıkaracağız. Seni çok Seviyorum.
Annecim doğduğunda da ayın 13'ü ve cumaydı.Bugünde ayın 13'ü ve günlerden cuma.
7 Temmuz 2012 Cumartesi
40 Mevlüdümüz:
Kırkın çıkınca mevlüt yapmaya karar verdik. İstanbulda olduğumuz için ve fazla tanıdığımız kimse olmadığı için mevlüdde Hatice Teyzen, Semra teyze, anneannen, karşı komşumuz Aynur ve kızı Aysu vardı. Anlayacağın kendi kendimize bişiler yaptık. Tabi fotoğraf falan çekmek aklıma gelmedi. Hala İzmir de olsaydık düşünceleriyle boğuşuyordum.
Kırkın çıkınca mevlüt yapmaya karar verdik. İstanbulda olduğumuz için ve fazla tanıdığımız kimse olmadığı için mevlüdde Hatice Teyzen, Semra teyze, anneannen, karşı komşumuz Aynur ve kızı Aysu vardı. Anlayacağın kendi kendimize bişiler yaptık. Tabi fotoğraf falan çekmek aklıma gelmedi. Hala İzmir de olsaydık düşünceleriyle boğuşuyordum.
6 Nisan 2012 Cuma
Evet canım kızım. Hamile olduğumu öğrendik.Sıra geldi doktora, araştırma araştırma derken Gökçe teyzenin doktoruna gitmeye karar verdik. Prof. Dr. Yakup Erata'ya gittik. Doktorumuz çok hızlı konuşuyordu.İlk zamanlar baban dediğini anlamakta zorlanıyordu.Sonra o da alıştı. Ben hep anladım nedense hiç zorlanmadım. Doktorumuzdan memnunduk. Hamilelik sürecinin ilk 2 ayında hiç sorun yaşamadım. Evet çok güzel geçiyor derken birden mide bulantılarım başladı. Bir müddet böyle geçti. İki hafta son noktadaydım. Su bile içemedim. Doktorun verdiği ilaçla kendime geldim.Hakan dayın bana o zaman destek oldu.Yanımızdaydı ve bana yardım etti.
O dönemler önemli olduğu için baban sürekli yemek konusunda beni zorluyordu. Bazen beni çok kızdırıyordu. Özel havyar aldı senin için ama ben çok yiyemedim. Midemi çok kötü yapıyordu.Fakat balık yemeyi hiç ihmal etmedim.
Cinsiyetini öğrendikten sonra artık yavaş yavaş hayatımıza girmeni ve ismini konuşmaya başladık. Yaz tatilinde Esma teyzelerin yazlığına gittik. Orada seninle sporda yapmış olduk. Ordan ben Beyşehir'e geçtim.Deden ve anneannen hacca gidecekti onları gördüm ve evimize döndüm. O zaman İzmir'de oturuyorduk. Bu sırada babanın iş yerinden terfi teklifi geldi. Kabul ederse İstanbul'a taşınacaktık. Düşündük ve senin için de bunun iyi olacağına karar verdik. Baban istanbul'a gitti. Ben bu arada babaannenlerde kaldım. Daha sonra İstanbul'a taşınma süreci başladı. Taşınmanın bu kadar zor olacağını düşünmemiştim.İstanbul'a gelirken iki üç yıllığına gideriz diye düşündük. Bakalım ne kadar burada kalacağız. Tabi ben bu arada 7 aylık hamileyim. İstanbul'da tekrar doktor bulmak beni zorladı.Biraz kendime sıkıntı yaptım. Sonunda Amerikan hastanesinde Ramazan Mercan'a gitmeye karar verdim. Bize Ramazan beyi Özlem abla önerdi. Doktorumuzdan memnun kaldık. Tabi ben yinede İzmir'de olmayı yeğlerdim. Derken zaman geçti ve doğum zamanı yaklaştı.Son ayda haftada bir doktorumuza gittik. Benim el ve ayaklarımda kaşıntılar vardı.Bundan dolayı senin zamanını doldurmanı beklemedik. Derken zaman geldi çattı 12 ocak 2012 de hastaneye yola koyulduk. Baban, babaannen ve tabiki ben. Ogün gündüz deden ve anneannende geldi. Saat 1 gibi hastaneye giriş yaptık. Ayın 13'ü oldu. Gece doğumun başlaması için doktor ilaç verdi. Sabahı beklemeye başladık. Yarım yamalak uyuduk o gece heyecandan. Sabah doktorumuz geldi. Suni sancıyı verdi ve öğleden sonra seni kucağımıza alacağımızı söyledi. Bizde beklemeye başladık. Bu arada doğum fotoğrafçımızda geldi.Zaman ilerledikçe meraklanmaya başladık. Sancılar gelmeye başladı.Sancılar arttıkça dayanmak zorlaştı. Ağrı kesici verildi. Dayanmak kolaylaştı. Doktor her geldiğinde tamam diyorduk ama tamam olmadı.Öğleden sonra oldu gelmedin. biz beklemeye devam ettik. Akşam 8 oldu. Doktor biraz daha bekleyelim olmazsa sezeryana alırız dedi. Saat 9'a doğru acilen sezeryana girdik.Evet doğum zamanı.
O dönemler önemli olduğu için baban sürekli yemek konusunda beni zorluyordu. Bazen beni çok kızdırıyordu. Özel havyar aldı senin için ama ben çok yiyemedim. Midemi çok kötü yapıyordu.Fakat balık yemeyi hiç ihmal etmedim.
Cinsiyetini öğrendikten sonra artık yavaş yavaş hayatımıza girmeni ve ismini konuşmaya başladık. Yaz tatilinde Esma teyzelerin yazlığına gittik. Orada seninle sporda yapmış olduk. Ordan ben Beyşehir'e geçtim.Deden ve anneannen hacca gidecekti onları gördüm ve evimize döndüm. O zaman İzmir'de oturuyorduk. Bu sırada babanın iş yerinden terfi teklifi geldi. Kabul ederse İstanbul'a taşınacaktık. Düşündük ve senin için de bunun iyi olacağına karar verdik. Baban istanbul'a gitti. Ben bu arada babaannenlerde kaldım. Daha sonra İstanbul'a taşınma süreci başladı. Taşınmanın bu kadar zor olacağını düşünmemiştim.İstanbul'a gelirken iki üç yıllığına gideriz diye düşündük. Bakalım ne kadar burada kalacağız. Tabi ben bu arada 7 aylık hamileyim. İstanbul'da tekrar doktor bulmak beni zorladı.Biraz kendime sıkıntı yaptım. Sonunda Amerikan hastanesinde Ramazan Mercan'a gitmeye karar verdim. Bize Ramazan beyi Özlem abla önerdi. Doktorumuzdan memnun kaldık. Tabi ben yinede İzmir'de olmayı yeğlerdim. Derken zaman geçti ve doğum zamanı yaklaştı.Son ayda haftada bir doktorumuza gittik. Benim el ve ayaklarımda kaşıntılar vardı.Bundan dolayı senin zamanını doldurmanı beklemedik. Derken zaman geldi çattı 12 ocak 2012 de hastaneye yola koyulduk. Baban, babaannen ve tabiki ben. Ogün gündüz deden ve anneannende geldi. Saat 1 gibi hastaneye giriş yaptık. Ayın 13'ü oldu. Gece doğumun başlaması için doktor ilaç verdi. Sabahı beklemeye başladık. Yarım yamalak uyuduk o gece heyecandan. Sabah doktorumuz geldi. Suni sancıyı verdi ve öğleden sonra seni kucağımıza alacağımızı söyledi. Bizde beklemeye başladık. Bu arada doğum fotoğrafçımızda geldi.Zaman ilerledikçe meraklanmaya başladık. Sancılar gelmeye başladı.Sancılar arttıkça dayanmak zorlaştı. Ağrı kesici verildi. Dayanmak kolaylaştı. Doktor her geldiğinde tamam diyorduk ama tamam olmadı.Öğleden sonra oldu gelmedin. biz beklemeye devam ettik. Akşam 8 oldu. Doktor biraz daha bekleyelim olmazsa sezeryana alırız dedi. Saat 9'a doğru acilen sezeryana girdik.Evet doğum zamanı.
Arvenimiz
Canım kızım Arven'ime
Hamile olup olmadığımı evde test ettikten sonra birde kan testi yaptırmak için İlgi Tıp Merkezine gittim. Akşama haber vereceklerini söylediler. Akşamı bekledim ve haber geldi hamile olmadığımı söylediler. On beş dakika sonra tekrar aradılar ve hamile olduğumu söylediler.Tabi öle olunca şaşırdım ve babanı aradım. Baban hastaneyi aramış ve kızmış.Neden böle diye sormuş.Aynı gün Ayşegül Yaşar diye biri daha gitmiş ona hamile olduğu söylenmiş.Anlayacağın bir karışıklık olmuş.Bu karışıklık düzeltildikten sonra biz çok sevindik. Baban gelince beraber herkese müjdeyi verdik.
O hafta misafirlerimiz vardı. Elçin ve Deren bizde kalıyordu. Babanın teyzesi Esma teyze ve kızı Melisa da babaannende misafirdi. Yemek yerken herkese söyledik. Herkes çok sevindi.Sonra Beyşehir'i aradık anneannenle dedene haber verdik.
Hamile olup olmadığımı evde test ettikten sonra birde kan testi yaptırmak için İlgi Tıp Merkezine gittim. Akşama haber vereceklerini söylediler. Akşamı bekledim ve haber geldi hamile olmadığımı söylediler. On beş dakika sonra tekrar aradılar ve hamile olduğumu söylediler.Tabi öle olunca şaşırdım ve babanı aradım. Baban hastaneyi aramış ve kızmış.Neden böle diye sormuş.Aynı gün Ayşegül Yaşar diye biri daha gitmiş ona hamile olduğu söylenmiş.Anlayacağın bir karışıklık olmuş.Bu karışıklık düzeltildikten sonra biz çok sevindik. Baban gelince beraber herkese müjdeyi verdik.
O hafta misafirlerimiz vardı. Elçin ve Deren bizde kalıyordu. Babanın teyzesi Esma teyze ve kızı Melisa da babaannende misafirdi. Yemek yerken herkese söyledik. Herkes çok sevindi.Sonra Beyşehir'i aradık anneannenle dedene haber verdik.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)