13 Ekim 2012 Cumartesi

     Arven Dokuz Aylık
           Canım kızım Arven'im bugün tam dokuz aylık oldun.Zaman ne kadar da çabuk geçiyor. Her anının tadını çıkarmaya çalışıyorum.Umarım başarıyorumdur.Kuzucukların bir tanesi büyüdükçe tepkilerinle bizi çok mutlu ediyorsun.Evet büyüyorsun ve tepki veriyorsun.Yani küçük insan oluyorsun.Bu tepkilerini gördükçe baban ve ben çok mutlu oluyoruz.Bazen şaşırıyoruz bazen de gülmekten kırılıyoruz.
           İşte tepkilerin:
           Sabah gözünü açar açmaz ıh ıh blaa blaa diye bir şeyler söylemen. Yemek yememek için direnmelerin ve bu yüzden babanla kavgaların. Evet annecim kavga ediyorsun. Ne kavgası anne 9 aylıkmışım sözünü duyar gibiyim. Sana şöle anlatayım baban sana ısrar ettikçe sen sana zorla hiç bir şeyin yapılamayacağını gösteren tepkini ortaya koyuyorsun.Baban ısrar ettikçe sen yememek için direniyorsun.Baban en sonunda pes ediyor.(Kişiliğin oluşmaya başladı bile sana zorlama yapılamaz).Bu yemek konusu uzun bir süre devam etti.Tabiki  babanla olan değil. Sana yemek yedirmekle deveyi hendekten atlatmak nerdeyse aynıydı. Birde bununla ilgili bir anımız var, sana köfte yaptım yedirmeye çalışıyorum sende isteksiz bir iki lokmadan sonra köfteni yemek kabının içine atıp kapağını kapattın ki yeter artık der gibiydi. Konuyu biraz dağıtmışım geri tepkilerine gelirsek.
                 İşaret parmağın ve ıh ıhlarınla bize her şeyi anlatıyorsun. Bakalım ne zaman konuşmaya başlayacaksın. Gerçi bana an diyorsun.Gece uykunda konuşmanda bizi çok güldürmüştü.O sevimli işaret parmağını kaldırıp Arvence birşeyler dedin.Seni çok seviyoruz canımız.

8 Ekim 2012 Pazartesi

Arven'in Hayatındaki İlkler:
     İlk kahkahan 6 nisan 2012 Hatice teyzenin yaptığı şaklabanlıklara çok gülmüştün baban ve ben çok mutlu olduk. Bir müddet uğraştık bir daha kahkaha atarmısın diye (2 hafta kadar)sonra nelere kahkaha attığı öğrendik.
     İlk il dışı seyahatini Ankara'ya(26 nisan 2012) yaptık.Yalkın abilere gittik.Aynı zamanda babanın doğum gününü ilk orada kutladın.yani beraber kutladık.
     İlk açık alanda piknik tarzını Ankara'da Eymir gölüne giderek yaptın.(29 nisan 2012)
     İlk uçak yolculuğunda İzmir'e gittik. Bugün bir çok ilki yaşadın.İlk defa benim okuluma gittik. İlk defa dolmuşa bindin. İlk defa otobüse bindin.İlkler günü diyebiliriz.Uçak yolculuğumuz sırasında Pilotun açıklaması; tarihi bir gün olduğu uçak beklemeden kalkış yapacağımızı söyledi. Sadece bir uçak varmış.İstanbulda uçağa binince çok beklemen gerekebiliyor. Çok güzel bir yolculuk yaptık. Yolcuların yardımıyla inip bindik ama olsun güzeldi.Annecim beni görmen gerekirdi. Sırtımda çanta, omzumda çanta, elimde puset ve pusetin içinde sen.Uçakta dardı ve çarparak yerimize oturabildim.Puseti koltuk arasına zor sığdırdım. Yani biraz uğraştım.(23 mayıs  2012)Biletlerini sakladım.
      İlk anneler gününde baban, sen, ben, Gökhan, Hatice, Semra teyze, Yaman birlikte kahvaltıya gittik. (Beşiktaş Ihlamur Kasrı.) Çok kalabalıktı ve biraz serindi. Dışarıda kahvaltımızı yaptık. Fotoğraf çekmeyi unutmuşuz.
      İlk benim doğum günümde hep beraber dışarıda yemek yedik. Sonra baban bana hediye aldı.(21 mayıs 2012)
      İlk babalar gününde İzmir'den İstanbul'a geldik.Hatice teyzenlerde kahvaltı yaptık. Hediyeleri taşımamak için İzmirden almadık. Bir hafta sonra İstanbul'dan Hakan dayınla beraber aldık. Alet takım çantası ve kaz tüyü yastık.Babamızı çok seviyoruz. (17 haziran2012)
      İlk düşüşün kırmızı koltuğumuzdan oldu. Sanki yavaş çekim oluyor gibiydi.Biraz ağladın ve geçti. Her şey normale döndü. Bu arada kızım seni ben düşürdüm.  Ayrıca yanımızda Hakan dayın ve benim üniversiteden arkadaşım Serap ve oğlu Bartu vardı. Ben yanımdan senin çorabını almaya çalışıyordum. Hani derler ya kaşla göz arasında diye öle oldu. Ama düşüşünü unutamayacağım. Sanki melekler seni tutmuş bırakmış gibiydi.(27 haziran 2012)
       İlk ölüm haberin Fadik babaneninki oldu.(Babanın babaannesi. Allah rahmet eylesin. )Çok iyi bir insandı. Seni görmeyi çok istemişti. Kısmet olmadı, bu da bizi çok üzdü. Her zaman sevgiyle anacağız.(27 haziran 2012)
       İlk tatilini Kuşadasında yaptık. Celal dayı,Yasemin abla, Asena, sen, ben ve baban hep beraber. İlk denizede Kuşadasında girdin. İlk iki gün biraz ağladın ondan sonra hiç ağlamadın ve çok eğlendin. Tabi ki bizde. (10 haziran 2012).
      İlk Beyşehir'e Hakan dayın, sen ve ben yolculukı yaptık. Artık uçak yolculuğu senin için sıradanlaştı. (1 Temmuz 2012)
      İlk dişin çıktı. ( 3 Temmuz 2012)
      İlk üst dişinde çıktı.Önce sağ tarafdaki dişin çıktı.Tam tarihi bilemiyorum ama 29 eylül civarı.
      İlk defa metroya bindin. Metroya inmek bebek arabasıyla zor oldu. Asansör her yerde yoktu. Yanlış yerden çıkınca bir daha in çık yaptık. Hatta baban sinirlenip arabayı yürüyen merdivenlerden çıkardı. Metroyla Taksim'e gittik. ( 22 eylül 2012 )
       İlk kurban bayramında Beyşehir'e gittik. Baban ,ben ve sen. Bayram 24 ekimdeydi biz 20 ekimde gittik.
İlk İngilizce söylediğin kelime fast. On gündür söylüyorsun.

    

Yaz Tatilimiz

     Yaz Tatili
       Canım kızım iki haftalık seminer maceramızdan sonra yaz tatiline girdik. Seninle vakit geçirebilmek için çalışmadığım için bana zaten tatildi. İki haftanın 5 günü seminere gittik. Üçüne sen ve dayında geldi. Diğer günlere arkadaşlar yerime imza attı. Böylece bir seneyi daha kapattık. Bu sene topu topu üç ay çalıştım.
      Yaz tatiline girer girmez Beyşehir'e geldik. Burada seni çocukluk arkadaşlarımla tanıştırdım. İlk geldiğimiz günler hava biraz serindi. Çok bir şey yapamadık. Hava ısınmaya başlayınca dışarıda gezilere çıktık. Göl kenarına ve parka gittik. Bir kaç gün sonra teyzen ve Duru geldi. Duru seni çok sevdi ama bu kıskançlık yapmasına engel olmadı. Göl festivali vardı. Oraya gittik. Karaburun'a Hakan dayını ve Umur'u bırakmaya gittik. Onlar kamp kuracaktı.Bizde Duru ve seni gölde yüzdürürüz dedik ama olmadı.Göl çok soğuktu.Sen ayaklarını bile göle sokmama izin vermedin.Dayınların kampta bir günde patladı.
        Senin ve Duru için eğlenceli bir tatil oldu.plastik havuzda yüzdünüz.Havaların azizliğinden havuzu dışarıda bir kez kullandık. Evin içinde halının üzerinde havuzda yüzdünüz. Daha çok da havuzun içinde oyuncaklarla oynadınız. Yirmi gün orda kaldıktan sonra İstanbul'a döndük. Dönerkende küçük bir macera yaşadık. Konya da bir yere uğradık. Orada beklerken ben arabanın anahtarını sana verdim dayında arabanın önünde seni gezdirdi. Tabi anahtarı farketmemiş. Sende anahtarı elinden bırakmışsın. Havaalanına gideceğiz ama anahtar yok galiba on dakika aradık sonra bulduk arabanın altına düşmüş. Uçağı kaçıracağız diye ödüm koptu. Sonuçta uçağa yetişdik hatta birazda bekledik. Hacı adaylarıyla aynı zamana denk geldi.
       İstanbul da on beş gün kaldıktan sonra tatile çıktık. Baban yıllık iznini kullandı.Ramazan bayramıyla birleşincede on beş günlük bir tatil planı yaptık. Baban ilk defa bu kadar uzun yıllık izin kullandı. Rotamız biraz uzun oldu. Önce İzmir, Kuşadası, Bodrum ve Palamutbükü olarak yola çıktık. Yola gece çıktık. Sabaha İzmirdeydik. İzmir de Hakan ve Sabiha çiftinin kızları Umay'ı ziyarete gittik. Kadir eşi Pınar ve kızları Nehir, Hatice ve bizim oğlan Yaman, Serkan ve bizim aile hep beraberdik. Güzel bir gündü.Bol bol fotoğraf çekildik.Ertesi gün Kuşadası'na yazlığa gittik. babaannen, deden, Esma teyze, Yusuf enişte ve Melis'i ziyaret ettik. İki gün orada kaldıktan sonra Bodrum'a geçtik.Oyuncağın tiger'ıda Söke deki outletlerden aldık. Bodrum da Hasan dedeyi ziyaret ettik.Üç günde orada kaldık. Cuma günü Gökçe, Çağrı ve oğulları Çınar, Gökhan, Hatice ve Yaman Yazlığa geldi. Ertesi gün hep beraber Palamutbükü'ne doğru yola çıktık. Bodrumdan araba vapuruyla Datça'ya geçtik.Oradan da Palamutbükü'ne. Hep beraber tatil yatık. Gökçeler iki gün sonra döndüler biz bir hafta oarada kaldık.Baban ve Gökhan bol bol balığa gitti. Bizde sahilde onları bekledik. Seni bol bol denizde yüzdürdük.Denizi ve suyu çok sevdin. Ailecek çok eğlendik. Tatil bitince İzmir duraklı İstanbul'a döndük. Ve okullar açıldı. Seminerlerde ben okula gitmek zorunda kaldım. Kimse sana bakmaya gelemeyince sende benimle beraber okula geldin. Okulun maskotu oldun. Ben ilk hafta hasta oldum.Ücretsiz izine hemen ayrılmak istedim ama milli eğitimin lüzumsuzlukları yüzünden ayın on beşini bekledim.Böylece tatilimiz bitti. Ücretsiz izinle birlikte evde beraber vakit geçirmeye başladık.